Tıbbi sorunlar varlığında hekimler hastalarını damar yoluyla veya sondayla besleyebilseler de normal koşullarda insanlar ağız yoluyla beslenirler. Çocuğun ağız yoluyla beslenmesinde karşılaşılan/yaşanan isteksizlik iştahsızlık olarak tanımlanabilir
Yetikinlerde İştahsızlık
Soğuk algınlığı, mide rahatsızlıkları, bağırsak hastalıkları, karaciğer hastalıkları, safra kesesi hastalıkları, böbrek veya kalp hastalıkları, kadınlarda aybaşı halleri, isteri, yorgunluk, can sıkıntısı, iştahsızlık gibi nedenlerden kaynaklanabilir. Tedaviye yemekleri belirli saatlerde yemeye alışmakla başlanabilir. Üzücü ve sıkıcı olaylardan uzak durmaya çalışılır. Nedeni bulmak için doktora başvurulur.
Çocuklarda İştahsızlık
İştah, bir yemeğin zevkle, neşeyle ve arzu edilerek yenmesidir. Lokmayı uzun süre ağzında çeviren, çiğnemek için zaman kazanmaya çalışan, tabağındaki yemeği bir türlü bitiremeyen bir çocuk karşısında önce aklımıza fiziksel bir rahatsızlığın var olup olmadığı gelmelidir. Örneğin; yüksek ateş, kulak ağrısı, boğaz ağrısı, nefes almayı güçleştiren nezle-grip gibi üst solunum yolları enfeksiyonları gibi bir rahatsızlık çocuğun sofrada nazlanmasına neden olur. Böyle durumlarda doktor kontrolünden geçirilen çocuğa, önerilen biçimde yiyecek verirken çocuğun isteklerini de dikkate almak en uygun yoldur. Hastalık sırasında çocuğu yemek yemeye zorlamanın hiçbir yararı yoktur. İştahla ilgili olarak ebeveynlerin bilmeleri gereken en önemli şey çocukların bireysel farklılıklar gösterdikleridir. Bu nedenle de başka çocuklara bakarak, onların yemek yeme davranışı ile kendi çocuğunuzun yemek yemesini kıyaslamak, çocuğunuzun daha az yediğini düşünmenize neden olabilir.
Neler Yapılabilir?
Bazı çocukların iştahlı bazı çocukların iştahsız olmaları pek çok nedene bağlı olabilir. Çocuğu iştahlı ya da iştahsız yapan faktörlerin başında onların iç dünyalarında yaşadıkları büyük önem taşır. Çocuğun bilinçaltına yerleşmiş bir endişe, üzüntü, nefret veya kıskançlık gibi bir duygu onun iştahını kesebilir. Bu nedenle iştahsız bir çocuk için öncelikle organik bir rahatsızlığının olup olmadığı araştırılırken diğer yandan ruhsal çatışmalarının olup olmadığı, duygusal bir sorunun bulunup bulunmadığı da araştırılmalıdır. Bu arada çocukların iyi gıda alamadıkları için problemli olabileceklerinin yanısıra problemli oldukları için de iştahsız olabilecekleri düşünülmelidir
Gecikmeden doktora başvurmanız gereken durumlar:
·İştahsızlık iki haftadan uzun sürmüşse
·Halsizlik, tat duyusunda değişim ve vücudun herhangi bir yerinde ağrı varsa
·Geçici bir iştah kaybı eğer şişmansanız birkaç kilo vermek için güzel bir fırsat olabilir ama iştahsızlığınız haftalarca sürmüşse bu durumu ciddiye almak gerekir.
·Az yeme ve iştah kaybı hemen her infeksiyonun bir belirtisidir. Soğukalgınlığı ve grip virüsü bile iştahsızlıktan sorumlu olabilir. Verem, tiroid bezinin az çalışması, kalp, akciğer ve karaciğer sorunları da önemli birer iştihsazlık nedenidir. Kanserin erken uyarı işaretlerinden biri de iştahsızlık ve genellikle buna eşlik eden tad duyusu değişimleridir.
·Bazı antibiyotikler, ağrı kesiciler, dijital, diüretikler (idrar söktürücüler) iştahı azaltabilir.
·Yaşlılarda çinko azlığı dildeki tad goncalarını azaltarak yenilen yemekten tad alınmamasına ve iştahsızlığa yol açabilir.
·Depresyon bazı kişilerde iştahı keser ve zayıflamaya sebep olur. Anoreksiya neervoza gibi ağır ruhsal sorunlar da ölüme kadar gidebilen iştah azalması ve zayıflamaya yol açar.
Bebeklerde İştahsızlık
İştahsız ve yemek istemeyen bebeğin bu sorununu çözmek için öncelikle herhangi bir fiziksel rahatsızlığı olup olmadığı kontrol edilmelidir. Yüksek ateş, kulak ağrısı ve diş ile ilgili problemler beraberinde iştahsızlığı getirebilir.
Bunun dışında bebek istediği zaman beslenmeli, onu besleyen kişi ile yüzyüze olmalı, beslenmeye uygun bir pozisyonda tutulmalıdır. Bebeği beslerken onunla ilgilenmeye devam edilmeli, ancak bunun bebeğin dikkatini dağıtmayacak şekilde olmasına özen gösterilmelidir. Besin bebeğin ağzına zorla verilmemelidir. Bebeğin besini almak için ağzını açmasını beklemeli, ayrıca yiyeceği gıdaya dokunmasına, hatta eliyle yemesine de izin verilmelidir.